Blog

Bakırdan Gelen Güzellik

Bakırdan Gelen Güzellik

2023 Haz 12 tarihinde
BAKIR MİNERALLE CİLDİ GÜÇLENDİRME Eski çağlardan bu yana, nesiller boyunca insanların yaşamında yer alan bakır metali, aslında insan sağlığı için son derece önemli bir mineral. Tarih boyunca çeşitli araç gereçlerin üretiminde kullanılan, sanayi alanında geniş yer kaplayan bakır, vücudumuzun yaşamsal faaliyetleri bakımından her gün yeterli miktarda alınması gerekiyor… İnsan bünyesinde pek çok önemli fonksiyona yönelik fayda sağlayan bakır minerali, cilt sağlığı ve güzelliğinde de son derece büyük bir öneme sahip. Peki hem genel sağlık hem de cilt bakımına olan desteği bakımından bakırın etkileri neler? Hangi besinlerle, ne gibi uygulamalarla bakırın faydalarından yararlanmak mümkün? Yazımızda sizler için bakır mineralini en etkili şekilde almanın yollarını derledik… Bakır Mineralinin Etkileri Neler? Bakır insan vücudunda yaşamsal fonksiyonları yerine getiren çok sayıda hücre için önemli bir enzim. Oksijenin bağlanmasında katalizör görevi gören bakır; alyuvarların oluşumundan serbest radikallerle savaşmaya, protein sentezlemesinden enerji üretimine, tiroid bezlerinin dengeli çalışmasından melanin ve pigment üretimine kadar hayati işlevlerde büyük rol oynuyor. Beyin, sinir sistemi ve kardiyovasküler sistem için en gerekli minerallerin başında geliyor. Demir ve çinko ile birlikte sağlıklı bir metabolizma için en elzem minerallerden biri olan bakır, insan vücudu tarafından üretilmiyor. Besinler, takviyeler veya bakır bardak, kap vb çeşitli gıda araç gereçlerinin kullanımıyla temin edilebiliyor. Bünyenin ihtiyacına ve doktor tavsiyesine bağlı olarak günlük yaşam içerisinde besin veya destekleyici takviyelerle mutlaka yeterli miktarda alınması öneriliyor. Bakırdan Gelen Güzellik Vücudun en çok ihtiyaç duyduğu bu mineral elbette cilt sağlığı ve kalitesinde de belirleyici bir öneme sahip. Bakır minerali, cildin esnekliğini sağlayan bağ dokularda bulunan elastinin üretimini destekliyor; bu sayede elastikiyet kaybı, sarkma veya kırışıklıkların oluşumu gibi yaşlanma belirtilerini önlemede aktif rol oynuyor. Cildin parlak ve genç görünümünü sürdürebilmesini yapısal olarak destekleyen bakır minerali, saç derisine de pek çok olumlu etki sağlıyor. Vücut İçin Yeterli Bakır Mineral Miktarı Nedir? Yetişkin bir insan için günlük alınması gereken bakır miktarı 2,5 mg olarak biliniyor. İnsan vücudu tarafından üretilmeyen bakır mineralinin dış kaynaklardan yeterli miktarda alınması için çok dikkatli seçimler yapmak gerekiyor. Uzmanlar tarafından fazla bakır alımının ciddi sağlık sonuçlarına sebep olacağı da sıkça yapılan uyarılar arasında yer alıyor. Besinlerin içerdikleri bakır miktarına dikkat ederek tüketmek, eğer doktor tarafından tavsiye ediliyorsa takviyelerle desteklemek tercih edilebilir. Bakırın faydalarından yararlanmak için geleneksel, binlerce yıldır varlığını sürdüren kadim uygulamalar da var. Örneğin suyu bakır bardak veya sürahilerle tüketmek gibi. Bakır hazne içerisinde bulunan su, bakırın dezenfekte edici etkisi sayesinde hem uzun süre taze kalıyor hem de vücuda yeterli miktarda bakır alımını mümkün kılıyor. Bakır Gua-Sha Masajıyla Tanıştınız mı? Bakırın yararlı etkilerini cilt bakım rutinlerine eklemek üzere bir de OIA For More dünyasına özgü, çok özel bir uygulama var… Uzak Doğu’nun alametifarikalarından olan Gua Sha masajını, bakırla denemeye ne dersiniz? Doğru teknik ve hareketlerle uygulandığında kan ve lenf dolaşımını destekleyen, toksinlerin dışa atılmasını sağlayan, cilt hücrelerine giden oksijen miktarını artıran Gua Sha masajının şifası bakır mineralinin mucizevi etkileriyle daha da artıyor. OIA Bakır Gua Sha masaj aletleri 1 mm’lik bakır plaklardan, geleneksel Gua Sha masaj hareketlerine uygun şekilde tasarlanmış iki ayrı model olarak sunuluyor. %100 doğal bakırdan tamamen el işçiliğiyle üretilen OIA For More Bakır Gua Sha aletleri, üretimin hiçbir adımında ateşle temas ettirilmediği için bakırın tüm faydalarını en üst seviyede içeriyor. Özellikle yüz ve boyun bölgesinde, anti-aging odaklı kullanımda, bakır Gua Sha’nın cilde teması sayesinde kolajen üretimi tetikleniyor, kan dolaşımının düzenlenmesi destekleniyor. Doğanın bu mucizevi etkisini rutin cilt bakımınıza eklemek, cilt sağlığınızı koruma odaklı bir bakım anlayışını yaşamınıza dahil etmek için OIA For More’un bakır Gua-Sha’larıyla şimdi tanışın.
Ozon Güzelliği İle Tanışın

Ozon Güzelliği İle Tanışın

2022 Haz 08 tarihinde
Aktif Oksijen, Ozon Yağı veya Ozonlanmış Yağ… “Ozon tedavisi”, “ozonlanmış yağ”, “ozon yağı” veya “aktif oksijen” tabirleri, sağlıkla ilgili pek çok konuda sıkça karşılaştığımız kavramlar. Üç oksijen atomunun bir araya gelmesiyle oluşan gaz halinde bir molekül olan ozon, cilt bakımından farklı sağlık sorunlarına kadar tüm kullanım alanlarında mucizevi sonuçlar yaratmasıyla tanınıyor. Son yıllarda özellikle cilt bakım alanında dikkat çeken ozon, tarihi epey eskilere dayanan bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Keşfi ve kullanımı 18 ve 19. yy’a dayanan ozonun ilk dönemlerde mikrop öldürücü etkisi sayesinde içme suyu dezenfeksiyonu için kullanıldığı biliniyor. İlerleyen yıllarda ise çeşitli hastalıkların tedavisinde bir tıbbi yöntem olarak tercih edildiği görülüyor. Ozonun Etkileri Peki ozonun geçmişten günümüze hem tıbbi hem de destekleyici tedavi yöntemi olarak etkisinin sırrı ne? Bir diğer adıyla aktif oksijen olarak da bilinen ozon gazı, yüksek oksidasyon gücü sayesinde tesiri yüksek bir dezenfektan işlevi görüyor; virüs ve bakteri gibi mikroorganizmaları yok edici etki sağlıyor. Kan dolaşımını hızlandırmasıysa bağışıklığı güçlendiriyor, kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu üzerindeki olumlu etkisiyle vücudun kendi kendini iyileştirme potansiyelini artırıyor. Cilt Bakımında Ozon Mucizesi Günümüzde güzellik alanında ozonlu cilt bakımı ve tedavi nitelikli uygulamalar pek çok cilt sorununu gidermeye yönelik tercih edilebiliyor. İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan kırışıklıklar, lekeler, cilt dokusunda elastikiyet kaybı gibi anti-aging odaklı hedeflerden egzama, akne, kuruluk ve hassasiyet gibi cilt sorunlarına kadar faydalı sonuçlar sağlıyor. Peki ozon cilt kalitesini yükseltmek, cildin kendi doğal sağlıklı yapısını daha sürdürülebilir bir şekilde korumak için ne şekilde uygulanıyor? Aktif oksijenin iyileştirici gücünün bilimsel çalışmalarla desteklenmesi sonucu bugün hem profesyonel hem de etkin içerikli ürünler sayesinde evde rutin cilt bakım protokolleri şeklinde uygulanabiliyor. “Ozon terapisi” olarak da bilinen profesyonel tedavi yönteminde, cildin ihtiyacına ve sorununa yönelik farklı enjeksiyon teknikleriyle ilerliyor. Tıpkı tıbbi uygulamalarda olduğu gibi, ozon gazı cilt bakımı olarak da kana veya doğrudan cilt altına uygulanıyor. Kan dolaşımının artması, dokuların oksijenden maksimum seviyede faydalanması sağlanıyor. Evde ortamında ozonlu cilt bakımlarının uygulanabilirliği ise ozon gazının doğanın bir başka mucizesi olan zeytinyağıyla bir araya gelmesine dayanıyor. Yüksek oranda ozon gazının zeytinyağıyla sentezlenmesi sonucu ortaya çıkan ozonlanmış yağ, topikal bir bakım ve tedavi yöntemi olarak tercih ediliyor. Yeşil tonlarındaki normal zeytinyağına göre daha berrak ve renksiz bir hale dönüşen ozonlanmış yağ, saf kullanımın yanı sıra güçlü bir destekleyici bileşen olarak cilt bakım ürünlerinin formülasyonlarına da dâhil ediliyor. Bu sayede, tepkimeye girdiği diğer mineral ve vitaminlerin de etkilerini daha güçlü hale getiriyor. Günümüzde sivilcelerin giderilmesinden anti-aging’e, hücre yenilemeden elastikiyet sağlamaya kadar oldukça hızlı sonuçlar sağlıyor. Aktif Oksijen Mucizesinden İlhamla: OIA Ozone Pro Serisi Ozonun tıbbi uygulamalardan güzellik bakımlarına kadar mucizeler yaratan bu gücünden ilham alan OIA, evde uygulanabilir yeni Ozone Pro serisini sunuyor. Aktif oksijen gücüyle etkili sonuçlar yaratan Ozone Pro serisi, profesyonel nitelikte cilt bakımını şimdi herkes için kolay ve sürdürülebilir kılıyor. Leke, ince kırışıklıklar ve nemsizlik cilt problemlerini gidermeye yönelik en etkin bileşenlerle geliştirilen seri gündüz, gece ve haftalık bakım protokolleri halinde uygulanıyor. Peelingli temizleyiciden besleyici maskeye, serumdan nemlendirici gece-gündüz ve göz çevresi kremlerine kadar cilt bakımına dair tüm ihtiyaçları karşılayan Ozone Pro serisi, aktif oksijenin yanı sıra C vitamini, x-50 kompleksi, hyalüronik asit ve pirinç kepeği yağı gibi cilt yapısını güçlendiren, doğal kolajen üretimini destekleyen ve dokuları besleyen etken maddeler de içeriyor.